20 Yaşındaki S7-300 Panosuna Müdahale: 'Dokunma, Sadece Anla' Günlüğü
Yaşlı bir S7-300 panosunu sökmeden, koparmadan 'nasıl çalışıyor'unu anlamaya çalıştığım üç günü anlatıyorum. Eski panoda neden yeni kablo etiketi koydum, Step 7 Classic'i neden hâlâ yükledim ve 300'ten 1500'e geçişte sahada çuvallaştığım iki nokta.

Bir proje vardı. Müşteri “pano çok eski, arıza sürekli, yeni 1500 takın” dedi. Fiyatı çıkardık, onayladık. Ama işin içine girdiğimde anladım: “yeni 1500 takmak” dediğin olay, önce “eski 300’ü anlamak” ile başlıyor. Çünkü yeni programı yazmadan önce eski programa bir daha, göz göre göre, bakmak gerekiyor.
Üç gün o panonun üstüne yapıştım. Bu yazı o üç günün günlüğü.
Birinci Gün: Step 7 Classic’i Yükledim, Açtım, İki Saat Sadece Baktım
Panoda bir SIMATIC 315-2DP, yanında DP portundan bağlı iki EIB kapısı, bir analog modül vardı. Program 1990’ların sonundan kalma ama Step 7 Classic ile açılıyordu. İlk iki saat kodu değiştirmedim; sadece baktım.
Gördüklerim şaşırttı: “güzel” yazılmış kısımların yanında, “bu adam o zaman da bunalımda mıydı?” dediğim parçalar vardı. Bir counter iki yerde “aynı sayaç” olarak yazılmıştı — iki OB’de aynı counter’ı arttırmak, yani “çift sayaç” hatası. Ama makine yirmi yıldır çalışıyordu.
Bu, “eski programda hata olmaz” yanılgısının en temiz çürütülüşü. Eski program “çalışıyor” olabilir, “doğru” olmayabilir. Ve bu ikisi arasındaki fark, 1500’e taşıdığınızda “çalışıyor” olanın “doğru” olmayacağını yeniden öğretir. Bir kere 300’den 1500’e geçirdiğimiz bir projede, “yeni 1500 takınca o eski tuhaflık düzelir” sandık; üç hafta sonra o tuhaflık, yepyeni bir simptomla geri geldi. Sebep: eski programdaki ikili sayaç mantığını 1:1 taşıdığımda, 1500’ün deterministik davranışı o hatayı “gizleyememişti”. Gizlemek yerine, patlattırmıştı.
İkinci yarıda panonun içine hiç girmedim, sadece kablolama tarafına baktım. Eski panoda terminal bloğu etiketleri siyah keçeli kalemle yazılmış, yedide biri silinmişti. Ben “yeni” etiket çıkarttım, “eski” etiketin yanına “yeni” etiketi yapıştırdım — eskiyi silmedim, yeniye eklerken eskinin yanında bırakıyorum. “Dokunma, sadece anla”nın fiziksel hali: müdahale etmem, ama anladığımı panoyu okuyacak sonraki kişiye bırakırım.
İkinci Gün: DP Portu ve “Bu Kablo Neden Burda?”
Ekipte “bu kablo DP’ye takılı ama çalışmıyor” diye bir yargı vardı. Ben o kabloyu test ettim: DP kablo “veri” veriyordu — yani kablo sağlam, alıcısı almıyordu. Bu, eski panoların en klasik aldatması: “kablo var ama işlevsel değil”.
Yeni panele taşırken bu tip kablolar, “yeni kablo + eski hat” kombinasyonuyla çözülüyor. Ve burada sahada en çok çuvallanan nokta şu: yeni kabloyu, eski kablo güzergahından geçirecekseniz, eski kablonun halının içinden çekilebilip çekilemeyeceğini, sökmeden önce bilmek zorundasınız. Bir keresinde “sökeriz” dedik, söktük; kelepçe yuvası kırıldı, iki gün yeni kelepçe siparişi bekledik. O iki gün, “kablo güzergahını” “kâğıt üzerinde” göremememden geldi, “kablo”dan değil.
İkinci çuvallama: “aynı hat”tan geçecek “yeni kablo” ile “eski kablo” arasındaki “kaynak” meselesi. Mevcut panoda eski DP kablosu, yeni PROFINET kablosuyla aynı kablo kanalından geçiyorsa, 1550 MHz üzerindeki parazit, DP’ye “tık-tık” olarak geri döner. Benim kuralım: PROFINET ile eski DP/IO kablosu, mümkünse, aynı kablo kanalından geçmesin. Geçmek zorundaysa, aralarına en az bir “boş slot” koyun. Boş slot, “parası pahalı” değil, “sahada 2 saat” eder.
Üçüncü Gün: “1500’e Taşıyorum” Derken, Eski OB’yi Sığdıramadım
Üçüncü gün yeni 1500 programını eski 300’ten kopyalarken “gizli bir maliyet” gördüm: eski programdaki bir OB, yeni 1500’ün tek OB’sine sığmıyordu. Eski “zamanlama” mantığı, yeni “hız” mantığına uyum sağlamıyordu.
Bu, “eski panodan yeni panele taşıma”nın en gizli maliyetidir: “eski mantık, yeni donanımın hızına uyum sağlamak için yeni yazımı gerektirir**.” O yeni yazım, eski mantığın parçasıdır; ama yeni donanımın içine sığdırılması için yeniden yazım ister.
Bu maliyeti ikinci günde değil, üçüncü günde fark ettim. İlk iki gün panoya ve kabloya baktım; üçüncü gün programa baktım. Ve o üçüncü gün bakışı, “gizli maliyeti” gösterdi. Benim kuralımdır artık: “eski panodan yeni panele” işinde, ilk gün panoya, ikinci gün kabloya, üçüncü gün programa bakarım. Üç günü “programa” ayırmayı “geç bırakırsanız”, “devreye alma” gününde “gizli maliyet” “sahanın” en pahalı “maddesi” olur.
Peki “Dokunma, Sadece Anla” Neden İşe Yarar?
“Yeni 1500”, “eski panoyu” “anlamak” için değil; “eski panoyu” “anlamadığınız” sürece “sizi” “aldatmaması” için var. Bu cümle, üç günün özüydü. Eski 300 panosu, 20 yıldır “ben böyle çalışıyorum” diyordu. Ben o üç gün, “bana bakmadan bana soruyorsun”u, “bakarak soran”a çevirmeye çalıştım.
Aynı aile hakkında, “1500 tarafındaki” davranışları da S7-1500 Serisi: Sahadan Dönen Mühendisin Dürüst Notları yazısında yazmıştım. Bir “gelenekçi” ile bir “yenilikçi”yi aynı masaya koyduğunuzda, “gelenekçi”nin (300) “anlaşılması”, “yenilikçi”nin (1500) “sahada” “sorun” çıkarmaması, aynı işin iki “ucudur”.
Üç günün sonunda panoda hiçbir şey değiştirmeden, iki şey bıraktım: kablo güzergahı krokisi ve “bu sayı neden 47” notları. PLC Programında En Pahalı 5 Hata yazısındaki 5. hata — “bu kodu ben yazdım” — eski panoda “bu panoyu ben çizmedim” olarak karşımıza çıkıyor. O not satırlarını siz yazarsanız, panonun 21. yılında sahadaki fiyatı düşer. Eski panoya üç gün bakmak, aslında o notları yazmak içindir.